Muğla türkiye’nin ilk otizmli maraton koşucusu ++++++

Türkiye’nin ilk otizmli maraton koşucusuMuğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan Batuhan Akgün (21) Türkiye’de 10 kilometreyi koşan otizm hastası olarak bir ilki gerçekleştirdi. Yüzde 90 otizm raporu bulunan Batuhan’ın ailesinin hayali ise çocuklarının milli formayla yarışmasını görmek.İzmir’de dünyaya gelen Batuhan Akgün, 3 yaşına kadar konuşmayınca ailesi ‘erkek çocuk geç konuşur’ yanılgısına düştü. Kreşte etrafındakilerle iletişim kurmayan Akgün, öğretmenlerinin dikkatini çekti. Hastanedeki tetkikler sonucu Batuhan’ın yüzde 90 otizmli olduğu anlaşıldı. Özel bir sektörde müşteri geliştirme yöneticisi görevinde bulunan Halil Akgün (47) ve ev kadını Selda Akgün (46) çifti, yüzme kursuna yazdırdı. Yüzmeyi de başarıyla öğrenen Batuhan, babasının iş değişikliği nedeniyle ailesiyle birlikte 2015’te Bodrum’a yerleşti. 2 yıl önce Halk Eğitim Merkezi’nde yüzme antrenörü Yılmaz Çetin’in önerisiyle Bodrum’daki 10 kilometrelik Bodrum Koşusu’na misafir sporcu olarak katıldı. Türkiye’de ilk kez bu kadar uzun mesafeyi bir otizmli çocuğunun Batuhan, babasıyla birlikte parkuru tamamladı. Baba Halil Akgün, oğlunun bu yarışı tamamlandığını gördükten sonra koşup koşamayacağını anlamak için Run Marmaris Run Koşusu’na katılmasına karar verdi. Batuhan, bu koşuda 10 kilometreyi 1 saat 36 dakikada tamamladı.Bir spor salonun antrenman desteği verdiği Batuhan Akgün, sırasıyla Bodrun Bodrum Yarımada, Antalya Runatolia 2019, İzmir Wings For Life Wordrun, İstanbul Yarı Maratonu ve Uludağ Ultra Trail maratonlarına katıldı. Son yarışında derecesini yarım saat geliştirerek 10 kilometreyi 1 saat 6 dakikada tamamladı. Oğluyla 3 Kasım’daki İstanbul Maratonu’na hazırlanan Halil Akgün, Hayalimiz Batuhan’ın milli formayı girip, dünyada ülkemizi temsil etmesi. Aile iletişimimizi seviyeli ve pozitif tutmaya çalışıyoruz. Bütün yaptığımız aktivitilerin içerisinde Batuhan hep bizimle birlikte. Batuhan 15 yaşından sonra otomobilde ön koltuğa oturmaya başladı. Emniyet kemeri alışkanlığını kazandırdık. Otizm rahatsızlığı bulunan çocuklara doğruyu öğretmemiz gerekiyor. Bu tarz çocukların sporun içerisinde daha başarılı olduğu gerçeği ortada. Bizimle beraber mücadele veriyor. Sevgi çocuğun karakterine de iletişimine de yansıyor. Oğlumuzun hayatına sporu entegre ettik, gelişimine büyük katkısı oldu. Bu tarz çocukları odasına koyun akşama kadar aynı şekilde durur ama biz öyle yapmadık. Sosyalleşmesi için her yolu denedik. Çocuğunuzu eve kapatmayın spora yönlendirin dedi.Anne Selda Akgün ise, 17-18 yıl önce otizm bu kadar bilinmiyordu. Otobüslerden bile neredeyse kovulduğumuz oldu. O durumlardan bugünlere geldi. Uzmanların kalabalık ortamlarda bulunsun önerisine uydum. Otizm hastalarını yetiştirmekte en büyük tedavi sevgiden geçiyor. Komşularımız bu kadar yaramaz çocuğunu neden dışarı çıkartıyorsun tepkileriyle karşılaştım. Ailelerin mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmemeleri gerekiyor. Eve kapanmamak gerekiyor. Sürekli sosyal hayatın içerisinde olmaya çalışıyorum diye konuştu.

Bir önceki yazımız olan Otizmli maratoncu 10 kilometre koştu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir